Java Script

Web Browser programları, Javascript komutlarını yorumlayabilmek için, HTML’in içinde <SCRIPT LANGUAGE=”Javascript”> etiketini ararlar ve </SCRIPT> etiketini gördükleri anda bu yoruma son verir; HTML yorumuna dönerler. Bu etikette, kullanacağınız Javascript sürümünü de belirtebilirsiniz. Javascript, şu anda 1.3’ncü sürümünde.
Ancak Netscape 2.0 ve 2.2 ile IE 3.0, Javascript’in 1.0 ve 1.1 sürümlerini tanıyabilir. Her iki Browser’ın 4’ncü sürümleri ise Javascript 1.2 ile uyumludur. Script etiketinde sürüm yazmazsanız, her iki Browser da 1.0 sürümünü kullandığınızı varsayar.
Netscape ileri sürümlere ait komutları (eğer tanıyorsa) icra eder, tanımıyorsa görmezden gelir. IE ise belirttiğiniz sürümden ileri komutları tanımaz ve hata mesajı verir.
Kullanılan Browser türleri ve sürümlerine ilişkin istatistikler dikkate alınırsa, bu satırları kaleme aldığımızda en güvenli sürüm 1.2’dir. Biz de örneklerimizde bunu belirteceğiz.
Hemen bir uyarı Javascript’in birinci sürümünü kastetmek amacıyla <SCRIPT LANGUAGE=”Javascript1.0”> veya “<SCRIPT LANGUAGE=”Javascript1”> yazmayın; IE hata mesajı verir, Netscape ise Javascript bölümünü görmezden gelir!

Html Nedir?

HTML (Hyper Text Markup Language) internet üzerinde web sayfaları oluşturan bir betik  tir. HTML dosyalarının aktarımı için HTTP (Hyper Text Transfer Protocol) kullanılır. HTML dosyaları sunucularda .html ya da .htm uzantısı ile saklanır her ikiside aynıdır.

Bir internet sitesine girdiğimizde (server ayarlarına göre  sıralama değişken olabilir) Browserde görüntülenen ilk sayfa index.html, index.htm, index.asp, index.php ya da default.htm  dosyalarından birisidir. index.* dosyaları UNIX ve türevi sunucu sistemler, default.htm dosyasıda WinNT ya da türevi sistemler için giriş sayfası olur.
Daha detaylı bilgiler ve örnekler kategorilere ayrılarak sonradan eklenecektir.

Sayfayı görüntüleyen browser’ın varsayılan dil seçeneği Türkçe olarak ayarlanmamışsa sayfadaki ğ,ş,ı gibi Türkçe karakterler düzgün görüntülenemez. Bunu engellemek için <head>…</head> etiketleri arasına şu kodları yazmak yeterlidir:

1. Satır  Windows işletim sistemleri için

Css Nedir?

Cascading Style Sheets.
Biz kısaca konularımız dahilinde Stil Şablon olarak bahsedeceğiz. Gelelim Stil Şablonun varoluş amacına. Sizinde bildiğiniz üzere Html yazım şekli olarak etiket türünde bir yazım dili. Bu yüzden pek fazla özelliklere sahip değil.

Bu sahip olamadığı özellikler nedeniyle sayfanın dizaynında bize tam esneklik veremiyor. Css bu amaçla üretilmiş bir dil. Kullanım kolaylığı ve kullanışlılığı ile Html’e eklenmesinden itibaren çoğu web tasarımcısının gözdesi oldu. Çünkü her türlü sayfa dizaynını bize bırakarak müthiş bir esneklik sağlıyor.

Ayrıca ileriki konularımızda bahsedeceğimiz üzere bağlantılı stil şablonlar aracılığı ile de birden çok sayfaya etkiyebiliyor. Bu da bize sitenin görünümün değiştirmek istediğimizde elimizdeki onlarca belki de yüzlerce sayfanın kodlarını değiştirmeden sadece css dosyasının değiştirerek bu imkanı sağlıyor.

CGI Perl Nedir?

CGI kelimesi, Common Gatevay Interface kelimelerinin başharflerinden oluşan bir kısaltmadır. Türkcesi de “ortak geçit arayüzü” anlamına gelir. CGI ile ziyaretci tarafından server’a bir iş yaptırılır.
CGI terim olarak, bir web sunucusu üzerinden verileri veritabanlarından, dökümanlardan ve diğer programlardan elde etme ve verileri hazırlayıp yine web üzerinden web tarayıcılara sunma metodudur. Daha açıkçası CGI, web tabanlı programlama metodudur.
Web tabanlı programlamayı ana hatlarıyla ikiye ayırabiliriz: Sunucu (server) tarafinda programlama ve istemci (client) tarafinda programlama. (yada her ikisi aynı anda.) İstemci tarafında programlama için Java, JavaScript veya VBScript iyi bir seçim olabilir.

Sunucu tarafında programlama için en uygun seçenek (UNIX platformu için ve Windows NT için de) CGI dır. Bir CGI programı kısıtlama olmaksızın istenilen herhangi bir programlama dili ile yazılabilir, ancak Perl en popüler CGI programlama dilidir, çünkü daha çok bu amaçla tasarlanmiştır

Asp Nedir?

Asp nedir?
ASP nedir?
· ASP’nin açılımı Active Server Pages şeklindedir. Aktif Sunucu Sayfaları olarak türkçeleştirmek mümkündür.
· ASP bir programdır ve IIS içinde çalışır.
· IIS’in açılımı Internet Information Services’dır. Internet Bilgi Sunucusu olarak türkçeleştirilebilir.

ASP’nin özellikleri
· ASP bir Microsoft teknolojisidir.
· IIS ile Windows 2000 üzerinde tavsiye edilen çalışma ortamıdır.
· ChiliASP ve InstantASP Windows işletimi sistemi haricinde ASP çalıştırmak için kullanılabilir. Ama önerilmez.

ASP Dosyası nedir?
· ASP dosyası düz metin, HTML, XML, ve komutlar içerir.
· ASP dosyası server üzerinde çalıştırılır.
· ASP dosyasının uzantısı “.asp”‘dir.

ASP ile HTML arasında ne fark vardır?
· Tarayıcı bir HTML dosyası talep ettiğinde server hiç bir işlem yapmadan dosyayı istemciye gönderir.
· Tarayıcı bir ASP dosyası talep ettiğinde, ISS bu talebi ASP derleyicine aktarır. ASP derleyicisi dosyayı satır satır okur ve ASP kodlarını çalıştırır. Sonuç olarak işlenmiş ASP dosyası istemciye HTML formatında aktarılır.

ASP ile neler yapabilirsiniz?
· Web sitesinin içeriği üzerinde dinamik olarak düzenleme, değiştirme, ekleme veya silme işleri yapabilirsiniz.
· Kullanıcı taleplerine cevap verebilir, HTML formlardan gelen bilgileri değerlendirebilirsiniz.
· Veritabanına erişir ve bilgileri tarayıcınız üzerinden alırsınız.
· Sayfalarınızı kullanıcılara göre özelleştirebilirsiniz ve daha kullanışlı hale getirebilirsiniz.
· ASP, CGI ve PERL’e göre daha basit ve hızlıdır.
· ASP kodlarınız tarayıcı tarafında görülmez ve bu size güvenlik sağlar.
· ASP kodu işlendikten sonra tarayıcıya gönderildiği için her tarayıcı ile ASP dosyaları görüntülebilir.
· ASP programları ile siteniz üzerindeki trafiği azaltabilirsiniz.

Kaynak: w3schools.com

Blog Nedir?

Blog kelimesi “web” ve “log” kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulan “weblog” kelimesinden türemiştir. Zamanla kullanıcıların weblog yerine kısaca “blog” demeyi tercih etmeleri ile de bu günkü halini almıştır. Blog’ları internet üzerinde tutulan seyir defterleri gibi düşünmek mümkün. Blog tarihi 1997’de, Dave Winer’ın internette gezinirken rastladığı ilginç programcılık sitelerinin adreslerini Scripting News adı ile, birer cümle ile açıklayarak, yayınlaması ile başlar. Her ne kadar önceleri profesyonellerin buldukları adresleri birbiri ile paylaştığı bir “kayıt alanı” şeklinde başladıysa da, günümüzde blog tanımı çok daha farklı bir boyut kazanmıştır. Blog yazmanın, ücretsiz servislerin yaygınlaşması ile birlikte, kolaylaştırılması sonucu hemen herkes rahatlıkla kişisel düşüncelerini, ilgilerini, hobilerini, tecrübelerini (ya da kendisinden başka herkese anlamsız gelebilecek herhangi bir şeyi) özgürce yazma fırsatı bulmuştur.

Günümüzde internete yön veren tüm şirketlerin hemen hepsinin (Google, Yahoo!, MSN vs.) bir blog servisi var ve blog’lar internetin geleceğini ciddi biçimde etkileyeceğe benziyorlar. Eğer blog yazmaya başlamak istiyorsanız, kendi kültürüne sahip olan bu olguyu anlamak için, önce okuyarak başlamanızda fayda var (bkz. kaynaklar).

Seo Nedir?

SEO nedir? Google, sitemi Google dostu sitelere ekleme teklifi sunan şirketlerle çalışmamı önerir mi?

Arama Motoru Doktorları SEO, “search engine optimizer” (arama motoru doktoru) teriminin kısaltmasıdır. Birçok SEO, web sitesi sahiplerine metin yazmaktan site düzenleme önerilerinde bulunmaya ve bir sitenin gönderilebileceği ilgili dizinleri bulmaya yardımcı olmaya kadar birçok yararlı hizmet sunmaktadır. Ancak, etik davranmayan bazı SEO’lar, saldırgan pazarlama çalışmaları ve arama motoru sonuçlarını dürüst olmayan bir şekilde değiştirme girişimleri yüzünden sektöre gölge düşürmüştür.
Google’ın hiçbir SEO ile ilişkisi yoktur ve bu konuyla ilgili herhangi bir öneride bulunmamaktadır. Ancak, sitenizi geliştirecek bir SEO ile arama motoru sonuçlarından tümüyle çıkarılma olasılığınızı artırma dışında bir işe yaramayacak SEO’ları birbirinden ayırmanıza yardımcı olacak birkaç ipucu verebiliriz.

Sebepsiz yere size e-posta gönderen SEO firmalarından sakının.
İşin ilginci, bu spam e-postalardan biz de alıyoruz:

“Sayın google.com.tr,
Web sitenizi ziyaret ettik ve büyük arama motorlarının ve dizinlerinin çoğunda gösterilmediğinizi fark ettik…”

“Gece kilo vermeye” yarayan diyet haplarına veya görevden alınmış diktatörlerden gelen ve para transferine yardımcı olmanızı isteyen ricalara karşı şüphe duyduğunuz kadar, arama motorlarıyla ilgili istenmeyen e-postalara karşı da şüpheyle yaklaşmalısınız.

Kimse Google’da 1. sırada listeleneceğinizi garanti edemez.
Sitenizin hangi sırada yer alacağını garanti eden, Google’la “özel bir ilişkisi” olduğunu ileri süren veya Google’a “öncelikli gönderim” olanağı tanıdığına ilişkin reklam yayınlayan SEO’lardan sakının. Google için hiçbir öncelikli gönderim yöntemi yoktur. Aslında, bir siteyi Google’a göndermenin tek yolu, doğrudan URL Ekle sayfamızı veya Google Site Haritaları programını kullanmaktır ve siz de bunu hiçbir ücret ödemeden yapabilirsiniz.

Eğer bir şirket kendi bilgilerini gizliyorsa veya niyetini açık bir şekilde ortaya koymuyorsa dikkatli olun.
Anlamadığınız konular için açıklama isteyin. Bir SEO’nun sizin adınıza giriş sayfaları veya “kullanılmayan” etki alanları gibi aldatıcı veya yanıltıcı içerikler oluşturması durumunda, siteniz Google dizininden tümüyle çıkartılabilir. Sonuç olarak, hizmet aldığınız şirketlerin etkinliklerinden siz sorumlusunuz ve bu nedenle, size nasıl “yardımcı” olmayı planladıkları hakkında tam bilgi sahibi olduğunuzdan emin olmalısınız.

Kesinlikle bir SEO’ya bağlantı vermek zorunda değilsiniz.
“Herkese açık” bağlantıların gücünden, popüler bağlantılar oluşturma planlarından veya sitenizi binlerce arama motoruna göndermekten bahseden SEO’lardan sakının. Bunlar, büyük arama motorlarının sonuçlarındaki sıralamanızı etkilemeyen yararsız etkinliklerdir ve olumsuz kabul edilebileceğiniz sonuçlara da yol açabilir.

Bazı SEO’lar, tarayıcının adres çubuğuna doğrudan anahtar kelime girme özelliği sağladıklarına sizi inandırmaya çalışabilir.
Bu gibi tekliflerin çoğu, kullanıcıların ek yazılımlar yüklemesini gerektirir ve az da olsa bazı kullanıcılar bunu yapmaktadır. Bu gibi teklifleri büyük bir dikkatle değerlendirin ve sadece kendi kaynaklarına dayanarak, kaç kişinin gerekli uygulamaları indirdiğini bildiren raporlara şüpheyle yaklaşın.

Seçim yaparken dikkatli olun.
Bir SEO’ya başvurmayı düşünürken sektörle ilgili biraz araştırma yapabilirsiniz. Bu araştırmayı yaparken Google’ı da inceleyebilirsiniz. Ayrıca, özellikle saldırgan bir SEO hakkındaki şu makale dahil olmak üzere, basında çıkan uyarı amaçlı haberleri de okuyabilirsiniz: http://seattletimes.nwsource.com/html/businesstechnology/2002002970_nwbizbriefs12.html. Google belirli bir şirket hakkında görüş bildirmez. Ancak, kendini SEO olarak adlandıran ve kabul gören ticari davranış sınırlarını uygulamalarıyla açıkça aşan bazı firmalarla karşılaştığımızı belirtmek isteriz. Dikkatli olun.

Paranızı neye harcadığınızdan emin olun.
Google, arama sonuçlarımızda daha iyi bir sıralama hakkı satmaz. Ancak, bazı arama motorları, tıklama başı ödeme veya katılım için ödeme yöntemleriyle normal web araması sonuçlarını birleştirmektedir. Bazı SEO’lar arama sonuçlarında size yüksek sıralama vaat eder ancak, sizi arama sonuçlarına değil reklam bölümüne yerleştirir. Hatta bazı SEO’lar, diğer arama motorlarını “kontrol ettikleri” ve kendilerini istedikleri sıraya yerleştirdikleri yanılsamasını oluşturmak için, teklif fiyatlarını gerçek zamanlı olarak değiştirir. Bu Google’da işe yarayan bir yöntem değildir çünkü, reklamcılık programımız açık bir şekilde etiketlenerek arama sonuçlarımızdan ayrılmıştır. Ancak, hizmet almayı düşündüğünüz SEO’lara bir programa sürekli olarak katılmak veya geçici bir süreyle reklam yayınlamak için ne ücret ödemeniz gerektiğini mutlaka sorun.

Çok sayıda SEO’yla konuşun ve diğer SEO’lara hizmet almayı düşündüğünüz firmayı önerip örmediklerini sorun.
Referanslar iyi bir başlangıçtır, ancak sizi her konuda bilgilendirmez. Şirketin ne kadar süredir bu alanda çalıştığını ve tam zamanlı kaç çalışanı olduğunu sormalısınız. Baskı altında kaldığınızı ve huzursuz olduğunuzu hissediyorsanız sezgilerinize güvenin ve tedbirli davranın: güvenebileceğiniz bir firma bulana kadar bekleyin. SEO firmanıza, bulduğu kötü amaçlı spam’ları, http://www.google.com/contact/spamreport.html sayfasındaki spam şikayet formumuzu kullanarak Google’a bildirip bildirmediğini sorun. Etik davranan SEO firmaları, Google’ın spam yönergelerini ihlal eden aldatıcı siteleri bildirmektedir.

Yasal açıdan korunduğunuzdan emin olabilirsiniz.
Kendi güvenliğiniz için, tam ve koşulsuz bir geri ödeme garantisinde ısrar etmelisiniz. Herhangi bir nedenle sonuçtan memnun olmamanız veya SEO’nuzun etkinliklerinin, etki alanı adınızın bir arama motoru dizininden çıkarılmasına neden olması durumunda geri ödeme talebinde bulunun. Ücretlendirmeyi de içeren yazılı bir sözleşme yaptığınızdan emin olun. Ayrıca bu sözleşmede, arama motorlarının site eklerken uyulmasını istediği tüm yönergelere uyulacağı da belirtilmelidir.

Web sitesi sahipleri genellikle ne gibi kötüye kullanım durumlarıyla karşılaşmaktadır?
Yaygın hilelerden biri, yanıltıcı yönlendirmeler aracılığıyla kullanıcıları bir siteye yönlendiren “gölge” etki alanlarının oluşturulmasıdır. Bu gölge alanlar, çoğunlukla bir müşteri adına çalıştığını öne süren SEO’lara aittir. Ancak, iş ilişkiniz bozulursa SEO da etki alanı adını farklı sitelere, hatta bir rakibinizin etki alanına yönlendirebilir. Bu durumda, müşteri tümüyle SEO’ya ait rakip bir siteyi geliştirmek için ödeme yapmış olur.

Başka bir yasadışı uygulama ise, müşterinin sitesinde herhangi bir yere, anahtar kelimeler yüklenmiş “giriş” sayfaları yerleştirmektir. SEO, bu uygulamanın sayfayı daha fazla sorguyla alakalı kılacağını vaat eder. Aslında bu, tek tek sayfalar anahtar kelimelerle genellikle pek alakalı olmadığı için yanlıştır. Ancak, çok daha dikkatli olmayı gerektiren bir hile daha vardır: Giriş sayfaları çoğunlukla, SEO’nun diğer müşterilerine yönlendiren gizli bağlantılar içermektedir. Bu tür giriş sayfaları, bir sitenin bağlantı popülerliğini azaltır ve siteyi uygunsuz ya da yasadışı içerik bulundurabilen diğer SEO müşterilerine yöneltir.

Başka hangi konulara dikkat etmek gerekir?

Dolandırıcı SEO’lardan korunmanıza yardımcı olacak bazı uyarı işaretleri vardır. Bu konuda kapsamlı bir liste olmadığı için şüphelendiğiniz durumlarda sezgilerinize güvenmelisiniz. Ayrıca, SEO aşağıdakilerden birini yaparsa derhal ilişkinizi sonlandırın:

gölge alanlara sahipse
giriş sayfalarında diğer müşterilerinin bağlantılarını yerleştiriyorsa
adres çubuğunda anahtar kelimeler satmayı teklif ediyorsa
gerçek arama sonuçları ve arama sonuçlarında görünen reklamlar arasında ayrım yapmıyorsa
sıralamayı sadece, sizin de elde edebileceğiniz, anlaşılması zor ve uzun anahtar kelime grupları kullanılması durumunda garanti ediyorsa
çeşitli takma adlar veya sahte WHOIS bilgileri ile çalışıyorsa
“sahte” arama motorlarından, casus yazılımlardan veya işe yaramaz yazılımlardan trafik alıyorsa
Google dizininden çıkarılmış alan adlarına sahipse veya kendisi de Google’da belirtilmiyorsa
Bir SEO tarafından aldatıldığınızı düşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.

Federal Ticaret Komisyonu (FTC), aldatıcı veya hileli ticari uygulamalar hakkındaki şikayetlerle ilgilenmektedir. Bir şikayet formu doldurmak için aşağıdaki sayfayı ziyaret edin: http://www.ftc.gov/ ve “Bir Şikayetin Online Olarak Bildirilmesi” bağlantısını tıklayın ya da 1-877-FTC-HELP no’lu telefonu arayın veya aşağıdaki adrese mektupla bildirin:

Federal Trade Commission
CRC-240
Washington, D.C. 20580

Eğer şikayetiniz başka ülkede bulunan bir şirketle ilgiliyse lütfen şikayetinizi şu adrese bildirin: http://www.econsumer.gov/.

http://www.google.com/support/webmasters/bin/answer.py?answer=34432&ctx=sibling

Php Nedir?

PHP (Personel Home Pages) ilk olarak Rasmus Lerdorf tarafından, kendi kişisel web sayfasını yazmak için 1990 yıllarında geliştirmiştir. PHP HTML ‘ye gömülü (HTML -embed) bir betik (script)dilidir. Yani PHP, HTML kodları arasına gömülerek yazılan bir dildir. Ancak HTML içine gömülü olan PHP kodları çalıştırıldığı zaman kullanıcı tarfında sadece bir HTML çıktısı olarak görünür. Bu durum şu anlama gelmektedir; PHP kodları server tarfında çalışmaktadır. İsterseniz PHP ‘nin nasıl çalıştığını sonraki bölümde anlatayım.

PHP ile Neler Yapılabilir?

Bildiğiniz gibi HTML sayfaları statik yapıya sahiptir. Yani HTML ‘de ne yaparsanız, sadece yaptığınız şeyleri görürüsünüz. Daha doğrusu HTML ‘de kullanıcıdan gelecek olan verileri kullanamazsınız, yani sadece kullanıcılar burada sizin yaptığınız şeyleri görürü ve kullanır. Bundan dolayı kullanıcılar burada pasiftir. Oysa PHP kullanarak dinamik sayfalar oluşturabilir ve kullanıcıları aktif hale getirebilirsiniz.

PHP şunları yapabilirsiniz;
• Veritabanı bağlantılı uygulamalar
• Dinamik olarak oluşan grafikler
• Kullanıcıya, tarayıcıya ve tarihe göre özel durumlar veya içerikler
• Anketler
• Tartışma forumları
• Elektronik ticaret uygulamaları
• Web tabanlı e-posta uygulamaları
• XML verilerini okuma ve oluşturma
v.s..

PHP Nasıl Çalışır

PHP ‘nin nasıl çalıştığına geçmeden önce HTML sayfalarının nasıl çalıştığını anlatalım. HTML(Hyper Text Markup Language) web sayfaları HTTP (Hyper Text Transfer Protocol) sayasinde sizin bilgisayarınızın sabit diskine gönderilir, bu sayede siz bir sayfaya giridiğinizde gerekli dosyalar sizin bilgisayarınıza iner. Bu inen dosyalar sizin bilgisayarınızdan çalışır, kullandığınız web istemciniz yorumlayarak görüntüleri ekrana getirmektedir. Dolayısıyla HTML ‘ye kullanıcı taraflı çalışan betik dili denmektedir.

HTML ‘nin nasıl çalıştığını anlattıktan sonra, PHP betik dilinin nasıl çalıştığına geçelim. Bu konu web programcılığına ilk başlayanlar için anlaşılması zor olabilir ancak, ileriki yazılarımda bu konunun anlaşılması için örnekler vereceğim. Daha önce de dediğim gibi, PHP sunucu taraflı bir betik dili. İlk olarak yazılacak PHP kodları HTML içine içine gömülerek yazılır. Daha sonra uzntısı “PHP” olarak kaydedilir. Kullanıcı “PHP” uzantılı dosyayı web istemcisinden çağırdığında HTML içine gömülü olan PHP kodları, server tarafında bulunan PHP yorumlayıcısı tarafından yorumlanır ve çıktıları HTML ‘nin gömülü yerine HTML ‘nin anlayacağı bir dile çevirir, bundan sonrası bildiğiniz gibi HTML ‘nin çalışma mantığına göre çalışır.

Bir sonraki yazımda PHP’ nin nasıl kurulduğunu ve ilk örneğimizi yazacağız.

Tayfun Baranlı - 20/05/2007

Alexa İstatisklerimiz

Sitemap Nedir?

Web sitesi gerek kurumların gerekse kişilerin tanınmak, ürünlerini ve hizmetlerini tanıtmak ve para kazanmak için sahip olmaları gereken yegâne bir araç haline geldi. Hatta devlet bile çıkardığı bir kanun ile (Ticaret Kanunu Madde 1502) kurumları web sitesi sahibi olmalarını zorunluluk haline getirdi.

Hal böyle olunca da webmasterlara, web sitesi hazırlama işi ile uğraşan şirketlere gün doğdu. Pazar payı da teknolojinin ve internetin kullanım oranlarının artması ile gittikçe artıyor. Bu pastadan pay almak isteyen ve site hazırlama ile az - çok alakalı olan herkes 3-5 kuruşa kendine bir web sitesi kurarak ve şirket edası vererek (bireysel hareketler için söylüyorum) müşteri aramaya başladı. Tabi ki serbest pazar ekonomisinde vergisini ödeyen herkesin yasal olmak kaydıyla istediği her türlü işi yapmaya, istediği alanda faaliyet göstermeye hakkı var. Fakat olayın profesyonellik boyutunu ele aldığınızda iş sadece vergi ödemekle, “Bu işi yapabiliyorum” demekle veya “Web sitesi olmayanlara hapis cezası” sloganlarıyla olmuyor. Yapılan işi yapabilirlik de oldukça önemli bir nokta. Nitekim küçük paralar karşılığında interneti çöplüğe çeviren yüzlerce belki de binlerce webmaster aday adayımız mevcut.

Sağdan - soldan site görünümlerini kopyalayarak, hazır şablonları (template) kullanarak, üzerinde küçük değişiklikler yaparak “Al sana web sitesi yaptım” felsefesiyle hareket edenlerin çokluğu, internette biraz gezindiğiniz zaman kanıtlanıyor.

Olayın bu boyutunu bir kenara bırakarak asıl mevzumuza dönmekte yarar var. Hazırlanan web sitelerinde tabi ki uyulması gereken birçok kural var. Bu kurallar zorunluluk olmamakla birlikte gerek kullanılırlığı gerekse asıl amacı olan tanınabilirlik ve erişilebilirliği önemli ölçüde artırmaktadır.

Hazırlanan bir web sitesinin en kolay ve iyi tanıtım şekli yine internet ile yapılanıdır. Bunun içinse referans noktası tabi ki Google. Bir web sitesi Google tarafından kale alınıp incelendikten ve önemsendikten sonra yukarıda bahsettiğimiz erişilebilirlik amacına biraz daha yaklaşmış olacaktır.

Peki, Google ve diğer arama motorları tarafından fark edilmek için gerekli kriterler nelerdir?

* En başta hazırlanan web sitesinin özgün bir içeriğe sahip olması gerekiyor. Yani diğer sitelerden alınan / çalınan içeriklerle değil de kendi ürettiği metalarla inşa edilmesi gerekiyor. Aksi taktirde içeriği aynı olan diğer web siteleri ile karşılaştırılan site belirli kriterler doğrultusunda sıralanmaya tabi tutulur ve ona göre artı veya eksi not alır.

* Diğer bir önemli nokta da web sitesinin gerek hız gerekse kullanılabilirlik açısından rahatlığıdır. Bunu da belirleyen başlıca kriterler vardır ve bu kriterler W3C - The World Wide Web Consortium (Dünya Çapında Ağ Birliği) tarafından belirlenmektedir. Web sitelerinin bu kriterlere uygun olarak yapılması halinde tarayıcılar (Firefox, Opera, Safari, Internet Explorer vs.) tarafından okunabilirliği büyük ölçüde artmaktadır.

* Diğer ve asıl mevzumuz olan kriter ise sitenize gelen arama motoru örümceklerinin (botlar) sitenizin içeriğini sağlıklı bir şekilde okuyarak kaydedebilmeleridir. Bu konuda siz onlara ne kadar yardımcı olursanız onlar da site bir o kadar yardımcı olur ve maksimum düzeyde geri dönüş elde edersiniz.

Bu arama motoru botlarına yapacağınız en büyük iyiliklerden bir tanesi; sitenizin haritasını çıkararak onlara sunmaktır. Onlar da bu doğrultuda sitenizin içeriğini kaydeder ve ihtiyacı olanlara sunarlar.